top of page

Bir Mühendis Gözünden Üniversite Tercih Önerileri

  • Yazarın fotoğrafı: Doğanay
    Doğanay
  • 2 Ağu
  • 8 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 Ağu


Üniversite tercih döneminde olduğumuz bu dönemde tercih yaparken kararsız olan arkadaşlara yardımcı olmak için Türkiye’nin en prestijli üniversitelerini artı ve eksi yönleriyle sizlere sunup kendi fikrime göre bir sıralama yapmak istedim. Ben lisans eğitimimi derece yaparak girdiğim Boğaziçi Üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünde okudum, ayrıca iş hayatına girdiğimden beri pek çok farklı üniversiteden pek çok arkadaşım olduğu için diğer üniversiteler hakkında da bilgi sahibiyim. Eğer bir mühendis gözüyle şimdi tekrardan üniversite tercihi yapıyor olsaydım üniversite tercih sıralamam şöyle olurdu:


1-) Boğaziçi Üniversitesi:


ree

Artıları:

  • 80’li yılların sonundan beri Türkiye’nin en prestijli üniversitesi olarak görülüyor, prestiji sayesinde hem piyasadaki algısı çok güçlü hem de en iyi öğrencileri bünyesinde barındırıyor.

  • Geçmişi 1863 yılına kadar uzanan çok köklü bir eğitim kurumu.

  • Geçmişte Robert Kolej ismiyle bir Amerikan koleji olduğu için İngilizce eğitimi açısından Türkiye’nin en güçlü üniversitesi, ABD’de tanınırlığı yüksek.

  • Genellikle çok yönlü öğrenci yetiştirmeye odaklanıyor, bu yüzden mühendislik bile okusanız başka bölümlerden ders almanız ve başka bölümlerde okuyan insanlarla tanışmanız oldukça kolay. Çok yönlü eğitim sebebiyle Boğaziçi Üniversitesi mezunları genelde yönetici pozisyonlarda istihdam edilmeye yatkın oluyor.

  • Dünyanın en güzel kampüslerinden birine sahip (ki bunu Harvard, MIT, Yale, Oxford gibi dünya çapındaki üniversiteleri gezmiş biri olarak söylüyorum). Güney Kampüs mimarisiyle, konumuyla, manzarasıyla, yemyeşil alanlarıyla gerçekten apayrı bir dünya gibi. Konum olarak İstanbul’un en güzel semtlerinden biri olan Bebek sahiline yürüyerek inmeye imkân tanıması; hemen önündeki metro sayesinde kısa sürede Taksim, Nişantaşı, Fatih, Beşiktaş gibi cazibe merkezlerine kısa sürede ulaşmayı mümkün kılması Boğaziçi öğrencilerinin sosyal hayatını çok canlı kılıyor. İnsanın en sosyal dönemi olan üniversite yaşlarını Boğaziçi’nde geçirmesi bu açıdan büyük bir avantaj.

  • Levent ve Maslak gibi büyük iş merkezlerine metro sayesinde oldukça yakın, bu yüzden buradaki şirketlerde iş görüşmesi veya staj yapmak oldukça kolay. Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul’un tam ortasında bulunduğu için İstanbul’un iki yakasından da kampüse ulaşmanız kolay.

  • Kulüpler açısından çok zengin, bütün kulüpleri kendi alanlarında çok başarılı (örneğin BİSAK kulübü yakın zamanda Numan Ali Han, Ömer Süleyman, Hamza Tzortzis gibi dünya çapındaki vaizleri üniversiteye getirip konferans verdirmişti.)

  • Son yıllarda iktidara yakın bir rektöre sahip olduğu için devletle daha uyumlu çalışmaya başladı, bunun karşılığında devletten çeşitli “ödül”ler de aldı. Mesela üniversitenin teknoparkı son yıllarda çok ciddi şekilde genişledi ve üniversite dünya sıralamasında ciddi bir sıçrama yaptı. Dürüst olmak gerekirse yayınlanan dünya sıralamalarının çoğu zaman yetersiz ve adil olmayan kriterlerden oluştuğunu düşünüyorum ve bu sıralamaların bir üniversitenin gerçek kalitesini yansıtmadığını düşünüyorum, lâkin yine de Boğaziçi Üniversitesi’nin son yıllardaki yükselişi bir başarı olarak görülebilir.

  • Okul liberal kimliğiyle öne çıkıyor, bu yüzden farklı görüşlere ve kimliklere saygı yüksek seviyede.


Eksileri:

  • Eğer İstanbul dışından geliyorsanız İstanbul’daki kira fiyatları sizi zorlayabilir, bu yüzden okula bir tık uzak bir semtte kalmayı tercih edebilirsiniz. Okulun içindeki ve çevresindeki mekanlar yeme-içme açısından uygun fiyatlı olsa da (okulun yemekhanesinde yemek yemenin ücreti yaklaşık 40 TL) İstanbul genel olarak pahalı bir şehir.

  • Okulun laboratuvar altyapısı teknik üniversitelerle karşılaştırıldığında daha zayıf. Bu eksiklik endüstri mühendisliği / bilgisayar mühendisliği gibi güçlü teknik altyapı gerektirmeyen bölümlerde pek hissedilmese de makine mühendisliği / elektrik-elektronik mühendisliği gibi daha teknik bölümlerde hissedilebilir.

  • Son yıllarda rektör atamasından ötürü gerginleşmiş bir ortam var ve ufak tefek olaylarda bile gerginlik nüksedebiliyor. Dürüst olmak gerekirse bütün devlet üniversitelerinin rektörü 2016’dan beri Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor, yani bu durum sadece Boğaziçi Üniversitesi’ne has değil. Lâkin Boğaziçi Üniversitesi’nin özerk kimliği diğer üniversitelerden daha güçlü olduğu için ve sosyal bilimler bölümlerinin fazla olduğu bir üniversite olarak siyasetle daima iç içe olduğu için bu rektör atamalarına karşı en sert tepkiyi Boğaziçi Üniversitesi verdi. Bu da ister istemez okul yönetimiyle öğrencilerin ve öğretmenlerin arasını açtı.

  • İstanbul deprem riski olan bir şehir olmasına rağmen Boğaziçi Üniversitesi İstanbul’un kuzeyinde ve fay hattından uzakta yer alan konumundan ötürü riskli bir bölgede değil. İstanbul’un geri kalanına göre deprem riskinin düşük olduğu bir konumda olsa da bu riske hiçbir zaman sıfır diyemeyiz.

 

2-) Koç Üniversitesi


ree

Artıları:

  • Bütçe sıkıntısının devlet üniversitelerine göre çok daha az yaşandığı bir okul. Bu sayede hem en kaliteli öğretmenleri bünyesine katabiliyor hem de öğrencilere daha iyi teknik imkânlar sunabiliyor.

  • Binaları, yurtları, sınıfları, tuvaletleri devlet üniversitelerine göre daha temiz ve bakımlı.

  • Az sayıda öğrenciye sahip olan butik bir okul olduğu için öğretmenlerle birebir iletişim kurmak daha kolay, bu sayede onlardan daha fazla istifade edebilirsiniz.

  • Eğer üniversiteye burslu olarak girdiyseniz diğer öğrencilerle rekabet etmeniz devlet üniversitelerindeki kadar zor olmuyor. Devlet üniversitelerindeki öğrencilerin verdiği emeğin daha azını vererek bile yüksek ortalamalarla mezun olabiliyorsunuz. Yüksek ortalamaya sahip olmanız yurtdışındaki bir üniversiteye başvuracaksanız sizin lehinize olur. Bu avantaj sadece Koç Üniversitesi için değil bütün vakıf üniversiteleri için geçerli.

  • İngilizce eğitimi kuvvetli.

  • Devlet üniversitesi olmadığı için siyasi gündemlerden daha az etkileniyor, devlet üniversitelerine göre daha apolitik ve siyasi gerginlikler genelde bu okulda pek yaşanmıyor.

  • Çift anadal (ÇAP) yapmak kolay ve okuldaki pek çok öğrenci üniversite hayatını bir sene daha uzatarak iki bölüm birden okuyor.

  • Şehrin keşmekeşliğinden uzak büyük ve yeşil bir kampüse sahip.


Eksileri:

  • 90’lı yıllarda kurulmuş yeni bir üniversite olduğu için Türkiye içindeki marka değeri henüz Boğaziçi veya ODTÜ kadar yüksek değil. Butik bir okul olarak az sayıda mezun verdiği için mezunlar ağı köklü devlet üniversiteleri kadar güçlü değil.

  • Eğer üniversiteye burslu olarak giriyorsanız burssuz olarak giren öğrencilerin sizden daha az başarılı ve çalışkan olması çok muhtemel. Rekabetin düşük olması sizi rehavete sürükleyebilir ve kendinizi devlet üniversitelerindeki muadillerinize göre daha az geliştirmenize yol açabilir. Devlet üniversitelerindeki başarılı arkadaşlarınız sizi yukarı iterken vakıf üniversitelerindeki başarısız arkadaşlarınız sizi aşağı çeker.

  • Hem aynı bölüme düşük puanla burssuz pek çok öğrenci girmesi hem de öğrencilerin düşük puanlı bölümlerden okula girip yüksek puanlı bölümlerle çift anadal yapabilmeleri adalet duygusuna zarar veriyor. Sizin yıllarca emek vererek girdiğiniz bir bölüme başka insanların sadece ailelerinin maddi durumu sayesinde girebilmeleri pek adil değil.

  • Okulun genel öğrenci profili maddi durumu yüksek ailelerden gelen “Beyaz Türk” profili olduğu için eğer maddi durumunuz iyi değilse kendinizi dışlanmış hissetmeniz çok muhtemel. Devlet üniversitelerinde genelde her profilden öğrenci oluyorken özel üniversiteler bu konuda daha tek tip bir profile sahip. Bir devlet üniversitesinde her ideolojiden ve maddi durumdan arkadaş bulabilirsiniz ama Koç Üniversitesi’nde “zengin, seküler, elit” profilinde olmayan arkadaş bulmanız zor olur.

  • Kampüsü İstanbul’da olmasına rağmen merkezin çok dışında. Bu durum merkezi yerlere ulaşımınızı ciddi anlamda zorlaştırır. Ayrıca okuldaki öğrenci sayısı az olduğu için kulüpleri Boğaziçi Üniversitesi’ndeki kadar aktif değil. Hem konumundan ötürü hem de öğrenci sayısından ötürü sosyal hayat anlamında Boğaziçi Üniversitesi’nin gerisinde kalıyor.

  • İstanbul deprem riski olan bir şehir olmasına rağmen İstanbul’un kuzeyinde ve fay hattından uzakta yer alan konumundan ötürü riskli bir bölgede değil. İstanbul’un geri kalanına göre deprem riskinin düşük olduğu bir konumda olsa da bu riske hiçbir zaman sıfır diyemeyiz.


3-) Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)


ree

Artıları:

  • Özellikle mühendislik bilimlerinde yüksek bir prestije sahip, bu durum piyasadaki teknik pozisyonlarda ODTÜ mezunlarını öne çıkarıyor.

  • Çok fazla öğrenciye ve mezuna sahip olduğu için mezunlar ağı kuvvetli, iş hayatında pek çok yerde ODTÜ mezunlarıyla karşılaşabilirsiniz.

  • Neredeyse Ankara’nın yarısını kaplayan çok büyük ve ferah bir kampüse sahip. Kampüsün içinde bol bol yeşil alan var. Kampüsün içinde pek çok imkân olduğu için aylar boyunca kampüsün içinde yaşayan ve hiç dışarı çıkma ihtiyacı hissetmeyen pek çok öğrenci var.

  • Ankara’daki savunma sanayi firmaları ile güçlü bağları var, bu sayede Aselsan gibi şirketlerde ODTÜ’lü istihdamı oldukça yüksek.

  • Teknik bir üniversite olduğu için teknik imkânlar açısından Boğaziçi Üniversitesi’ne göre daha güçlü. Eğer araştırma yapmayı seven ve AR-GE konusunda ilerlemek isteyen biriyseniz laboratuvar imkânlarının gelişmiş olması iyi bir avantaj.

  • Okul büyük ve kalabalık olduğu için pek çok öğrenci kulübüne sahip ve okul içindeki sosyal aktiviteler oldukça fazla.

  • Geçmişte sol ve protestocu kimliğiyle öne çıkmış olsa da bilhassa son yıllarda Boğaziçi’ne göre daha apolitik kalarak daha az çatışma yaşayan ve daha istikrarlı bir görüntü verdi. Bu istikrarlı dönem daha öncesinde siyasi çatışmalarla yıpranmış olan ODTÜ algısını nispeten güçlendirdi.

  • Ankara, İstanbul’a göre konaklama açısından daha ucuz bir şehir, bu yüzden ODTÜ öğrencileri nispeten daha uygun fiyatlara ev tutup oturabiliyor.

  • Ankara'da deprem riski olmaması bu şehirde yaşayanlar için bir avantaj.


Eksileri:

  • Ankara'da bulunması iş ve staj bulma anlamında ciddi bir dezavantaj. Türkiye'deki yüksek gelirli iş imkanlarının büyük çoğunluğu İstanbul'da bulunuyor ve İstanbul'daki üniversitelerde okuyan öğrenciler bu şirketlerde staj ve yüz yüze mülakat yapma şansına sahip olduğu için bu şirketlere kabul alma konusunda daha avantajlı oluyorlar. Zaten büyük bir şirkette uzun dönem stajı yapıp mezun olduktan sonra o şirkette tam zamanlı işe başlama kültürü İstanbul'daki üniversiteler arasında oldukça yaygın. Son yıllarda Merkez Bankası ve kamu bankalarının Ankara'dan İstanbul'a taşınması Ankara'daki iş imkanlarını iyice azalttı.

  • Ankara; İstanbul kadar büyük, güzel ve canlı bir şehir değil, sosyal imkanları da İstanbul'a göre daha kısıtlı. İnsanın en sosyal olduğu üniversite yaşlarını 7/24 canlı bir şehir olan İstanbul'da geçireceğine bir memur kenti olan Ankara'da geçirmesi ister istemez sosyal hayatını kısıtlar. 

  • Verdiği eğitim teknik açıdan iyi ve detaylı olsa da çok yönlülük açısından Boğaziçi ve Koç gibi üniversitelerin gerisinde kalıyor. Malumdur ki iş hayatında genellikle ağır teknik bilgiler kullanılmıyor, bunun yerine sosyal zekâ ve sosyal beceriler iş hayatında daha önemli oluyor. Bu sebeptendir ki Boğaziçi veya Koç mezunu bir mühendis ODTÜ veya İTÜ mezunu bir mühendise göre iş hayatında daha yüksek pozisyonlara gelebiliyor.

  • ODTÜ'nün çok kalabalık bir okul olması öğrencilerin kampüs olanaklarından istifade etmesini zorlaştırıyor, öğrenciler en ufak şey için bile uzun sıralar beklemek zorunda kalıyorlar.

  • Kampüs çok büyük olduğu için arabanız yoksa kampüs içi ulaşım zor.

  • ODTÜ'nün binaları eski ve bakımsız; tuvalet, yemekhane, sınıf temizliği konusunda ciddi sorunlar yaşayan bir okul. Bu konuda devlet üniversiteleri genel olarak özel üniversitelerin gerisinde olsa da Boğaziçi Üniversitesi devlet okulu olmasına rağmen ODTÜ'den daha iyi durumda.

  • Türkiye'nin en kaliteli eğitimi veren en prestijli liseleri (Robert Kolej, Galatasaray Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi vs.) İstanbul'da bulunuyor. Bu liselerden mezun olan donanımlı gençler eğer Türkiye'de okumaya karar verirlerse genelde İstanbul'daki üniversiteleri tercih ediyorlar. ODTÜ'yü seçen öğrenciler ise Ankara'ya yakınlığı sebebiyle daha çok İç Anadolu bölgesinden oluyor ki bu öğrenciler genellikle İstanbul'daki liselerde okuyan öğrenciler kadar donanımlı bir geçmişe sahip olmuyor. Bu durum ODTÜ'nün öğrenci kalitesini düşürüyor.

 

4-) İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)


ree

Artıları:

  • Geçmişi 1773'e dayanan çok köklü bir okul.

  • Maslak'taki iş merkezlerine çok yakın olması iyi bir avantaj. Kampüsleri genellikle merkezi konumda veya Taksim, Nişantaşı, Fatih gibi merkezi konumlara direkt olarak metroyla bağlı. İstanbul'da olmanın verdiği iş imkânı ve sosyal hayat avantajlarından istifade ediyor.

  • Çok büyük ve kalabalık bir okul olduğu için mezun sayısı da çok fazla. İstanbul'daki şirketlerde bol bol İTÜ mezunu olduğu için network konusunda güçlü. 

  • Teknik üniversite olduğu için laboratuvar gibi teknik imkanlar konusunda Boğaziçi Üniversitesi'ne göre daha güçlü. 

  • Sosyal bilimlerle alakalı bölümleri olmadığı için diğer devlet üniversitelerine göre daha apolitik bir görüntü çiziyor, apolitik olduğu için çatışmadan ve gerginlikten uzak kalıyor. Öğrenci profili diğer üniversitelere göre bir tık daha muhafazakâr ve devletle uyumlu. Bu çatışmasız ve istikrarlı profili son yıllarda İTÜ’yü güçlendirdi.


Eksileri:

  • Çok iyi ve seçkin bölümleri olsa da genel prestij algısında Boğaziçi Üniversitesi'nin bir tık gerisinde kalıyor.

  • İngilizce eğitimi olarak diğer prestijli okulların gerisinde, mezunlarının çoğunluğu iyi İngilizce konuşamıyor. Bu durum İTÜ mezunlarının global insanlar olmasını engelliyor, yurtdışına açılma ve yurtdışına iş yapabilme konusunda daha zayıf oluyorlar. İngilizce’yi iyi bilmiyor olmak ister istemez vizyonlarını da daraltıyor.

  • Hemen hemen bütün bölümlerinin sayısal bölümler olması öğrencilerin yönetimsel bölümlerden ve sosyal bilimlerle alakalı bölümlerden seçmeli ders almasına mâni oluyor. Bu durum, okulun çok yönlü öğrenciler yetiştirmesini engelliyor.

  • İstanbul'da yaşamanın getirdiği pahalılık İTÜ öğrencileri için de geçerli, bilhassa kira fiyatlarından ötürü okula yakın bir bölgede ikamet etmeniz kolay olmayabilir. 

  • İstanbul deprem riski olan bir şehir olmasına rağmen bilhassa Maslak kampüsü İstanbul’un kuzeyinde ve fay hattından uzakta yer alan konumundan ötürü riskli bir bölgede değil. İstanbul’un geri kalanına göre deprem riskinin düşük olduğu bir konumda olsa da bu riske hiçbir zaman sıfır diyemeyiz.

 

Gördüğünüz gibi benim sıralamam bu şekilde. Mümkün olduğu kadar tarafsız bir karşılaştırma yapmaya çalıştım, lâkin yine de bu sıralama öznel bir sıralama ve farklı öncelikleri olan insanlar farklı tercihlere sahip olabilirler. Eğer mühendislik okumak istediğimi farz ederek üniversite tercihimi tekrar yapmak durumunda kalsaydım yine Boğaziçi Üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünü veya Boğaziçi Üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünü seçerdim. Yaptığınız tercihin sizin adınıza hayırlı olmasını diliyorum.

Yorumlar


Doğanay

bottom of page